25.12.08
BİR TAZİYE...
17.12.08
ZEYTİN YAPRAĞINDAN ZİYARET :)
Hoca Efendinin kitaplarını çok severek okuyorum. Rabbim ondan ebeden ve daimen razı olsun inş. Önümüze bilgileriyle ışık tutuyor. Bu kitabı bende yoktu. Evimde bir sürü kitap var (sırf eşimin yüzlerce kitabı var bodrumda duruyor malesef) ama malesef kütüphanem yok. Kendime has mini kütüphanem var gerçi ve kesinlikle elimin altında ilmihalim var. Her evde olmalı bence...
Bu tarz aksesuarları çok beğenirdim. En büyük olanını Gölcük'e gittiğimizde Melek benden habersiz almış. Tevafuk odur ki bende ona o sırada hediye beğeniyordum :))) Kalan ikisinide takımı bozmayayım diye getirmiş canım benim. Masrafa girmiş iyice :(
Pişmaniye en sevdiğim tatlılardan biri. Tatlı demek doğru mu gerçi bilmiyorum ama süper bir şey! Yemeye doyamıyorum :) 1 kutuyu tek başıma bitirdim :)) 1 kutu kayınvalideme 1 kutuyuda birlikte yedik afiyetle :)
Bu kaseyide Meleğin eşi almış bana. Çok teşekkür ederim. Böyle servis kaseleri çok ilgimi çeker. Artık salatalarımı bunda yapıyorum :) Aldığım hediyeler sevdiğim arkadaşlardan gelince gözümün önüne koyuyorum ki onları sürekli anıyorum :) Birde bize birkaç cd getirmişler. Bizim için klip hazırlamış eşi ama malesef bulamadım cdlerde. Cevşen Hatmini dinleyince göz yaşlarımı tutamadım. Çok duygulandırdı beni. Bugün adeta ağlama krizine girdim :))) Allah razı olsun herşey için Melekciğim. Buradan eşine ve sana bir kez daha teşekkür etmek istiyorum. Ettiğiniz dualar içinse ayrıca teşekkür ederiz. Gelelim masamıza...
Baştan 6 kişilik hazırlanan masa yerini 4 kişiye bıraktı...
Menüdekiler:
- Sebzeli mercimek çorbası (İçinde kereviz ve maydanoz sapları, brokoli, havuç, soğan, sarımsak tabi mercimek ve pirinçte vardı.)
- Fırında nohutlu kuzu kebabı
- İnce doğranmış patates kızartması
- Şehriyeli pilav
- Yeşil mevsim salata
-Yoğurtlu kırmızı biber salatası (tabi kesinlikle yazdan közlenmiş biberleri kullandım. Hormonlu gıdalara hayır!!!)
-Kayınvalidemin yapmış olduğu burma baklava ve etimekli tatlı
Vaktim olsaydı keşkede çok şeyler yapsaydım. Dileklerde gelmeyince iki gün yedik yemekleri:) Aslında bir çorbanın ardından gönül isterdiki maklube ikram edeyim ama cesaret edemedim bana çok zor bir yemek olarak geliyor :))) Elimde hazır kurban etleri varken en kısa zamanda tüm aile bireylerini kobay olarak kullanacağıma şüpheniz olmasın :))))
Evimize gelen misafirlerden mümkün olduğunca dua almaya çalışırım yada bir yere misafirliğe gidiyorsam o hane halkı için mutlaka dua etmeye çalışırım. Nitekim hadislerde de mevzu bahis olmuştur ki: "Misafirin duası kabul olur" buyrulmuştur. Duanın kabul şartlarından bazıları ne olabilir diye sorarsak: " duaların kabul şartlarına geçelim. Evvela dua kabul çerçevesi dahilinde olacak. Sonra samimi ve günahsız bir ağızla olacaktır. Mümkünse abdestli ve helal lokma alınmak suretiyle bereketlenecektir. Mübarek mevkilerde özellikle mescit ve camilerde, mübarek zamanlarda özellikle ramazan ayı ve kadir gecesi, berat gecesi gibi mübarek gecelerde, namazlardan sonra özellikle sabah namazından sonra dua edilmesi kabule karin olması hikmet-i ilahiye ve rahmet-i ilahiyece matluptur. Bu şartlardan uzaklaşıldığı taktirde de duanın tesiri azalacaktır. "
Peki başka kimlerin duaları kabul olur? Okuduğum bir yazıyı paylaşmak istiyorum.
Hadislerde şu kimselerin yaptığı duaların red olunmayacağı haber veriliyor: Evine dönünceye kadar hacının ve gazinin duası. İyileşinceye kadar hastanın duası. Mü’min bir kimsenin, diğer mü’min kardeşi için gıyaben yaptığı dua. İftar edinceye kadar oruçlunun duası. Adaletli devlet başkanının duası. Babanın evladına duası. Esma-i Hüsna, salih ameller, peygamberler ve diğer büyük zatlar ile tevessül edilerek yapılan dualar. Misafirin ev sahibine duası. Mazlumun duası. Bu kabul olma dünya için olabildiği gibi ahiret hesabınada olabilir.Dua bir ubudiyettir. Bizim dualarda ki ana prensibimiz ibadet kastı ve gayesi hakim olmalıdır. Yoksa duayı sırf kabul edilmesi gereken ve ihtiyaç dilekçesi olarak görmek yanlıştır. Bazen bir şey için dua edilir. Fakat istediğimiz bu şey, zahiren kabul edilmez. Buna rağmen bizim duayı bırakmamamız lazımdır. Şayet istediğimiz şey elde edilse ve Cenab-ı Hak duamızı kabul etse nurun ala nur. Ama zahiren kabul edilmese bile biz “ duam kabul olmadı” demeyeceğiz. Aksine “ Allah bu duamı ahiretim için veya dünyada daha iyi bir şekilde kabul etti” denilir. Hakikaten bu dua boşa gitmedi, ibadet olması dolayısıyla ahirette mükafatını göreceğim diye duasını bırakmak değil, aksine daha fazla dua etmeye gayret ve şevk taşımalıyız. Cenab-ı Hak Kur’an-ı Kerimde “bana dua edin size cevap vereyim” ( mü’min,60) buyurmaktadır. Bazıları bu ayet-i kerimeyi öne sürerek şöyle demektedirler: madem Allah “bana dua edin bende kabul edeyim” demiştir. Neden çokça dua ettiğimiz halde bazıları kabul edilmiyor. Devamı için tıklayınız.
En kısa zamanda gezi notlarımızı ve tarifleri yayınlamaya çalışacağım Pazar gününe kadar ortalıklarda yokum. Anneme gidiyorum. Öpüyorum hepinizi arkadaşlarım. Allah'a emanet olun inş.
6.12.08
Arefenin yeri başkadır...
5.12.08
ZEYTİNYAĞLI BARBUNYA VE EVİMİZİN BÜLBÜLÜ :))
Malzemeler:
* Yarım kg. barbunya
* 1 adet orta boy havuç (soyulmuş ve küp küp doğranmış)
* 1 adet orta boy soğan
* 1 diş sarımsak
* 1-2 adet biber (bahçeden çıkan son biberleri doğradım)
* 1 çb. kaşığı biber salçası
* 1 çb. kaşığı domates salçası
* yarım çay bardağı zeytinyağ
* yeteri kadar tuz ve sıcak su
Yapılışı:
1) Soğanımızı ve sarımsağımızı yemeklik ince ince doğrayalım ve tenceremize alıp (ben toprak tencere kullandım), zeytinyağı ile biraz kavuralım.
2) Soyulmuş ve küp küp doğranmış havucumuzu ve ince kıyılmış biberlerimizi ilave edip karıştırmaya devam edelim.
3) Salçalarımızı ekleyip biraz daha karıştıralım ve hemen arkasından barbunyalarımızı ilave edelim.
4) Barbunyalarımız biraz sararınca sıcak suyumuzu ilave edelim. (Üzerini biraz geçecek kadar) Pişmeye yakın tuzumuzu ekleyelim. Suyunuz yetersiz kalırsa sıcak su ilavesiyle yemeğinizi biraz daha kaynatabilirsiniz.
3.12.08
SUSAMLI TAVUKLU SALATA VE KURBAN HAKKINDA BİRKAÇ KELAM
2.12.08
TERBİYELİ TANELİ SEBZE ÇORBASI
Malzemeler:
* 1 adet orta boy havuç
* 1 adet orta boy kereviz ve yaprakları
* 1 adet patates
* 2-3 çorba kaşığı kırmızı mercimek
* 2-3 çorba kaşığı pirinç
* 1 çorba kaşığı un
* 1 adet orta boy soğan
* 1 yumurtanın sarısı
* yarım limon
* yeteri kadar su ve tuz
*yarım çay bardağı kadar zeytinyağ
Yapılışı:
1) Havucu, kerevizi, patatesi ve soğanı ayrı ayrı ince ince küp küp doğrayalım. Minik küpler halinde olmasına özen gösterirseniz iyi olur. Pirinci ve mercimeklerimizide yıkayıp tüm malzemeleri birbirinden ayrı bir şekilkde hazır hale getirelim.
2) Tenceremize zeytinyağımızı ve soğanımızı alıp biraz kavuralım ve unumuzu ilave edip kavurmaya devam edelim.
3) Havucumuzu ve kerevizlerimizi ilave edip karıştırmaya devam edelim. Biraz kavurduktan sonra sıcak suyumuzu ilave edelim.
4) Havuç ve kereviz biraz yumuşayınca mercimek, pirinç, az bir şey kıymış olduğumuz kereviz yapraklarını ve patateslerimizi ilave edip yetersiz görüyorsanız biraz daha sıcak su ilavesiyle pişmesini bekleyelim. Pişmeye yakın tuzunu ilave edelim.
5) Çorbamızın terbiyesi için, yarım limon suyuyla (ekşiyi çok seviyorsanız 1 limonda olabilir), yumurtamızın sarısını karıştıralım. Çorbamızın suyundan terbiyemize yavaş yavaş ilave ederek, terbiyeyi ılıtalım ve pişmiş çorbamıza ilave edelim.
1.12.08
PAZAR GÜNÜ KEYFİ VE ZİLHİCCE AYI...

İzlediğimiz film Narnia Günlükleri 2 idi. 1. sini izlemediğimden eşime sürekli soru sordum. Sabırlı kocam benim:)) Bu hep yaptığım bir şey olduğu için :)
Akşam yemeği menüsünde ise
-Terbiyeli taneli sebze çorbası
-Közlenmiş kırmızı biber salatası
-Allah ne verdiyse salatası (Oktay usta gibi dedim:) Bu ismi çok beğeniyorum)
-Güveçte Nohut
-Şehriyeli Pilav
-Çıtır Börek
Son zamanlarda yemekten yarım saat sonra türk kahvesi içiyoruz. Önceleri köpüksüz olan kahvem artık köpüklü oluyor :) Köpüklü türk kahvesi yapan arkadaşlarımı yürekten tebrik ediyorum. Bana çok zor geliyor :)
Akşam arkadaşlarımla görüşeceğim için bugün size tarif veremiyorum. Fakat Zilhicce' den bahsetmek istiyorum.
Zilhicce
Kur'ân-i Kerim'de Fecr sûresinde "Ve on geceye yemin olsun." ifadesinde kastedilen on gece bazi kaynaklara göre Ramazan ayinin son on günü veya Muharrem'in ilk on günü olarak belirtilse de genel görüs, bu mübarek on günün Zilhicce ayinin ilk on günü oldugudur. Kamerî aylarin onikincisi olan Zilhicce ayi, Islâm'in bes esasindan olan hac ibadetinin yerine getirildigi aydir. Bu mübarek ayin 1'inden 10'una kadar olan zaman dilimi "leyali-i asere", yani on mübarek gecedir. 10'uncu gün ise Kurban Bayraminin ilk günüdür. Peygamber Efendimiz (sav) bugünlerin önemini söyle ifade ediyor: "Salih amellerin Allah'a en ziyade sevgili oldugu günler bu on gündür! Ondaki her bir günün orucu bir yillik oruca (sevapça) esittir. Ondaki bir gece kiyami (ibadetle ihya edilmesi) Kadir gecesinin kiyamina (ihyasina) esittir. Peygamber Efendimizin zevcesi Hafsa (r.a) diyor ki: "Resulullah (sav) dört seyi terk etmezdi: Asure günü orucu, Zilhicce'nin on günü orucu, her ay üç gün orucu ve sabahin iki rekât sünneti." Ebu'd-Derda (r.a) Zilhicce ayinin önemini söyle anlatiyor: "Zilhiccenin ilk 9 günü oruç tutmali, çok sadaka vermeli, çok dua ve istigfar etmelidir. Çünkü Resulullah (sav): "Bu on günün hayir ve bereketinden mahrum kalana yaziklar olsun" buyurdu. devamı için tıklayınız.
Bu günlerinizi boş geçirmemeniz dileğiyle dostlar.
Hoşçakalın...